Protez Tedavileri
Hareketli Protez
Hareketli Protez Nedir? Üsküdar Hareketli Diş Protezi hakkında kapsamlı bilgi, tedavi süreci ve sık sorulan sorular — Dentsmile Üsküdar.
Hareketli protez, birden fazla dişin veya tüm dişlerin kaybedildiği durumlarda eksik dişlerin fonksiyonunu ve görünümünü yeniden kazandırmak amacıyla hazırlanan, hasta tarafından ağızdan çıkarılıp tekrar takılabilen diş protezidir. Ağızda hiç doğal diş bulunmadığında tam protezler, bazı doğal dişlerin mevcut olduğu durumlarda ise bölümlü (parsiyel) protezler kullanılabilir.
Diş kaybı yalnızca estetik bir problem değildir. Eksik diş sayısının artması çiğneme fonksiyonunu, konuşmayı ve beslenmeyi etkileyebilir. Özellikle çok sayıda dişini kaybetmiş hastalarda kalan dişlerin ve çene yapısının durumu uygulanabilecek protez seçeneğini doğrudan etkiler.
Üsküdar Dentsmile Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği'nde Üsküdar hareketli protez tedavisi planlanırken yalnızca eksik diş sayısına bakılmaz. Kalan dişlerin sağlığı, çene kemiğinin yapısı, diş etleri, kapanış ilişkisi ve hastanın protezden beklentileri birlikte değerlendirilir.
Hareketli Protez Hangi Durumlarda Uygulanır?
Günümüzde implant ve sabit protez seçeneklerinin gelişmesiyle birlikte diş eksiklikleri farklı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Bununla birlikte hareketli protezler, özellikle çok sayıda veya tüm dişlerin kaybedildiği hastalarda önemli tedavi seçeneklerinden biridir.
Hareketli protezler;
Tüm doğal dişlerin kaybedildiği durumlarda,
Çok sayıda diş eksikliği bulunduğunda,
Sabit köprü için yeterli veya uygun diş desteğinin olmadığı vakalarda,
İmplant tedavisinin uygulanamadığı bazı durumlarda,
Hastanın cerrahi tedavi tercih etmediği vakalarda,
Geçici veya geçiş dönemi protezine ihtiyaç duyulduğunda
değerlendirilebilir.
Tedavi planlamasında mümkün olan seçeneklerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Bazı hastalarda klasik hareketli protez yeterli olurken bazı hastalarda implantlardan destek alınarak protezin tutuculuğu ve stabilitesi artırılabilir.
Hareketli Protez Çeşitleri
Hareketli protezler hastanın ağız içerisinde kalan doğal dişlerinin sayısına, konumuna ve destek dokuların durumuna göre farklı şekillerde hazırlanabilir.
Tam Protez
Tam protez, alt veya üst çenede doğal diş kalmadığında kullanılan hareketli protezdir. Halk arasında damak protezi veya takma diş olarak da bilinir.
Tam protezler ağız içerisindeki diş eti ve çene kemiğinden destek alacak şekilde hazırlanır. Üst çenede damak bölgesinden de yararlanılabildiği için tutuculuk çoğu hastada daha elverişli olabilir.
Alt çenede ise dil, yanak, ağız tabanı ve çene kemiğinin anatomik yapısı protezin stabilitesini daha fazla etkileyebilir. Özellikle uzun süredir dişsiz olan ve ileri kemik kaybı bulunan hastalarda alt protezin hareket etmesi daha sık karşılaştığımız bir durumdur.
Bölümlü Hareketli Protez
Ağız içerisinde bazı doğal dişlerin bulunduğu ancak diş eksikliklerinin sabit köprüyle uygun şekilde tamamlanamadığı durumlarda bölümlü hareketli protez (parsiyel protez) kullanılabilir.
Bu protezler hem mevcut doğal dişlerden hem de ağız dokularından destek alır. Klasik bölümlü protezlerde tutuculuğu artırmak amacıyla doğal dişlere bağlanan kroşeler kullanılabilir.
Protezin tasarımı eksik dişlerin sayısına ve konumuna göre kişiye özel yapılmalıdır. Burada önemli olan yalnızca protezin tutması değil, kalan doğal dişlerin üzerine gelen kuvvetlerin de dengeli şekilde dağıtılmasıdır.
Hassas Bağlantılı Protez
Uygun vakalarda klasik metal kroşelerin görünümünü azaltmak amacıyla hassas bağlantı sistemlerinden yararlanılabilir.
Halk arasında zaman zaman çıtçıtlı protez olarak adlandırılan bu sistemlerde protezin tutuculuğunu sağlayan bağlantılar daha az görünür şekilde tasarlanabilir.
Hassas bağlantılı protezlerin uygulanabilmesi için ağız içerisinde uygun konumda ve yeterli desteğe sahip doğal dişlerin bulunması gerekir.
İmplant Destekli Hareketli Protez
Tam dişsiz hastalarda, özellikle alt çene protezinin hareket etmesi önemli bir kullanım problemi oluşturabilir.
Uygun hastalarda çene kemiğine yerleştirilen implantlardan destek alınarak hareketli protezin ağız içerisindeki tutuculuğu artırılabilir.
Bu protezler hasta tarafından çıkarılıp temizlenebilir ancak klasik tam protezlere göre daha kontrollü bir tutuculuk sağlayabilir.
İmplant destekli hareketli protezler, sabit implant üstü protezlerin uygun olmadığı veya hareketli bir çözümün tercih edildiği hastalarda değerlendirilebilecek seçeneklerden biridir.
Hareketli Protez Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tedaviye başlamadan önce ağız içerisindeki mevcut dişler, diş etleri ve çene kemikleri değerlendirilir. Tedavi edilmesi gereken çürükler, diş eti hastalıkları veya çekilmesi gereken dişler bulunuyorsa öncelikle bunların tedavisi planlanır.
Daha sonra ağızdan ölçü alınarak çenelerin ve destek dokuların kayıtları oluşturulur.
Protez hazırlanırken yalnızca eksik dişlerin yerine yapay dişlerin yerleştirilmesi yeterli değildir. Alt ve üst çenenin birbiriyle ilişkisi, kapanış, dişlerin boyutu ve formu, dudak desteği, konuşma ve gülüş hattı birlikte değerlendirilir.
Özellikle tam protezlerde dişlerin doğru pozisyonlandırılması protezin dengesi açısından önemlidir. Estetik olarak güzel görünen ancak çiğneme sırasında dengesini kaybeden bir protez başarılı kabul edilemez.
Gerekli prova aşamalarının ardından protez tamamlanır ve ağız içerisindeki uyumu kontrol edilir.
Hareketli Proteze Alışma ve Günlük Kullanım
Yeni bir hareketli proteze alışmak belirli bir süre gerektirir. İlk günlerde protezin ağız içerisinde yabancı bir cisim gibi hissedilmesi olağandır.
Başlangıç döneminde tükürük miktarında artış, konuşmada geçici değişiklikler, çiğneme sırasında zorlanma veya yanak ve dilde dolgunluk hissi görülebilir. Ağız dokuları ve kaslar zaman içerisinde yeni proteze uyum sağlar.
Yemek yerken başlangıçta küçük lokmalar alınması ve nispeten yumuşak yiyeceklerin tercih edilmesi adaptasyonu kolaylaştırabilir. Özellikle tam protezlerde yiyeceklerin mümkün olduğunca sağ ve sol tarafla dengeli şekilde çiğnenmesi protezin stabilitesine yardımcı olur.
Hareketli protezin tutuculuğu her hastada aynı değildir. Çene kemiğinin şekli ve miktarı, ağız mukozasının durumu, tükürük özellikleri, dil ve yanak hareketleri ile protezin dokulara uyumu tutuculuğu etkileyebilir.
Özellikle uzun yıllar dişsiz kalan hastalarda çene kemiğinin zaman içerisinde hacim kaybetmesi protezin daha fazla hareket etmesine neden olabilir.
Yeni protezlerde belirli bölgelerde baskı veya vuruk oluşması da mümkündür. Böyle bir durumda protezin hasta tarafından kesilmesi veya törpülenmesi doğru değildir. Baskı oluşturan bölgeler diş hekimi tarafından belirlenerek protez üzerinde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Hareketli Protezlerin Avantajları ve Sınırlamaları
Doğru planlandığında hareketli protezler çok sayıda diş eksikliğinin aynı restorasyon içerisinde tamamlanmasını sağlayabilir. Tam dişsiz hastalarda çiğneme fonksiyonunun yeniden oluşturulmasına, konuşmanın desteklenmesine ve dudak ile yanak dokularının kaybettiği desteğin bir bölümünün geri kazandırılmasına yardımcı olabilir.
Hasta tarafından çıkarılabildiği için protezin temizliği doğrudan yapılabilir. Ayrıca implant veya kapsamlı sabit protez tedavilerinin uygulanamadığı bazı hastalarda önemli bir tedavi alternatifidir.
Bununla birlikte hareketli protezler doğal dişler veya uygun şekilde planlanmış sabit restorasyonlarla tamamen aynı kullanım hissini sağlamaz.
İlk dönemde adaptasyon gerekebilir. Özellikle ileri kemik kaybı bulunan tam dişsiz hastalarda protez konuşma veya çiğneme sırasında hareket edebilir. Zaman içerisinde ağız dokularının değişmesi de daha önce iyi uyum gösteren bir protezin tutuculuğunu azaltabilir.
Bu nedenle hareketli protezlerin belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekir.
Hareketli Protezlerin Bakımı ve Temizliği
Hareketli protezlerin düzenli temizliği hem protezin kullanım süresi hem de ağız dokularının sağlığı açısından önemlidir.
Protez ağızdan çıkarıldıktan sonra uygun bir protez fırçasıyla temizlenmelidir. Temizlik sırasında protezin elden düşerek kırılmasını önlemek için dikkatli olunmalıdır. Aşındırıcı ürünlerin kontrolsüz kullanılması protezin yüzeyinde çizikler oluşturabileceğinden protez için uygun temizlik ürünleri tercih edilmelidir.
Bölümlü protez kullanan hastaların protezin yanı sıra ağız içerisinde kalan doğal dişlerini de dikkatli şekilde temizlemesi gerekir. Özellikle protezin doğal dişlerle temas ettiği bölgelerde plak birikiminin kontrol altında tutulması önemlidir.
Hareketli protezlerin genellikle gece boyunca ağızda tutulmasını önermiyoruz. Protezin uyku sırasında çıkarılması, gün içerisinde protez altında kalan ağız dokularının dinlenmesine imkân verir. Bununla birlikte cerrahi işlem sonrası veya yeni protez teslimi gibi özel durumlarda hekimin farklı önerileri olabilir.
Protez çıkarıldığında uygun koşullarda muhafaza edilmeli ve ağız dokularının temizliği de ihmal edilmemelidir.
Hareketli Protezlerin Uyumu ve Kullanım Süresi
Hareketli protezler için bütün hastalarda geçerli kesin bir kullanım süresi vermek doğru değildir.
Protez materyal olarak sağlamlığını korusa bile ağız içerisindeki dokular yıllar içerisinde değişmeye devam eder. Özellikle diş kaybından sonra çene kemiğinde meydana gelen hacim değişiklikleri protezin ağızla olan uyumunu etkileyebilir.
Bu durumda protezin altına daha fazla yiyecek girmesi, protezin hareket etmeye başlaması, vurukların oluşması veya çiğneme sırasında dengenin bozulması gibi problemler ortaya çıkabilir.
Bu tür değişikliklerde protez yapıştırıcısını sürekli kullanarak problemi gidermeye çalışmak yerine protezin uyumu kontrol edilmelidir.
Gerekli durumlarda mevcut protez yeniden uyumlandırılabilir. Ağız yapısındaki değişiklik fazla olduğunda ise yeni bir protez hazırlanması gerekebilir.
Düzenli kontrollerde protezin tutuculuğunun yanı sıra ağız dokuları, kalan doğal dişler ve kapanış ilişkisi de değerlendirilmelidir.
Hareketli Protez, Sabit Protez ve İmplant Seçimi
Diş eksikliklerinde hareketli protez, sabit köprü ve implant tedavilerini birbirinden tamamen bağımsız seçenekler olarak değerlendirmemek gerekir.
Bazı hastalarda mevcut doğal dişlerden destek alınarak sabit köprü yapılabilir. Bazı hastalarda eksik dişlerin yerine implant yerleştirilerek sabit restorasyon hazırlanabilir. Çok sayıda diş eksikliği veya tam dişsizlik bulunan durumlarda ise hareketli protez daha uygun olabilir.
İmplantlar yalnızca sabit diş yapmak amacıyla kullanılmaz. Tam dişsiz hastalarda hareketli protezin tutuculuğunu artırmak amacıyla da implantlardan yararlanılabilir.
Dolayısıyla doğru tedavi seçeneği; eksik diş sayısı, kalan dişlerin durumu, kemik miktarı, genel sağlık koşulları ve hastanın beklentileri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Üsküdar'da Hareketli Protez Tedavisi
Dentsmile Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği'nde Üsküdar hareketli protez tedavisi planlanırken öncelikle ağız içerisinde kalan doğal dişlerin, diş etlerinin ve çene kemiğinin durumunu değerlendiriyoruz.
Tam dişsiz hastalarda klasik tam protezlerin yanı sıra uygun vakalarda implant destekli hareketli veya sabit protez seçenekleri de tedavi planına dahil edilebilir. Kısmi diş eksikliklerinde ise mevcut doğal dişlerin mümkün olduğunca korunması ve protezin bu dişler üzerine oluşturacağı kuvvetlerin doğru dağıtılması önemlidir.
Hareketli protez tedavisindeki temel hedef yalnızca eksik dişlerin görüntüsünü tamamlamak değildir. Çiğneme fonksiyonu, konuşma, protezin ağız içerisindeki dengesi, temizlenebilirliği ve hastanın günlük yaşamda protezi rahat kullanabilmesi birlikte değerlendirilmelidir.
Üsküdar'da hareketli diş protezi planlamasında yaklaşımımız; hastanın mevcut ağız ve kemik yapısına uygun, doğal dişleri mümkün olduğunca koruyan ve uzun dönemde takip edilebilir bir protez tedavisi oluşturmaktır.
Bundan sonraki tedavi içeriklerinde de gereksiz H2/H3 sayısını azaltıp, birbirine yakın konuları tek başlık altında toplayarak ilerleyeceğim.